1980 Haziranıydı gazeteciliğe başladığımda. 30 yılı aşkın bir süredir bu meslekteyim.  Haberlerin peşinden koştum; söyleşiler yaptım; kitaplar yazdım; haber müdürlüğünde bulundum; bunca yıldır hep gazetecilik faaliyetleri içinde oldum. Hürriyet gazetesinin Okur Temsilcisiyim ve Hürriyet Pazar’da “Puzzle Portreler” adlı söyleşiler hazırlıyorum.

Faruk Bildirici


 SEVİŞMEK ERKEĞE ÖDÜLSE KADINA CEZA MI?
 06 Eylül 2001, Perşembe
 

KIRLANGIÇ YUVASI/40

SEVİŞMEK ERKEĞE ÖDÜLSE KADINA CEZA MI?

Makbule hanım teyze sesini alçalttı. Kimseler duymasın istiyordu herhalde. ``Bak anam, erkekleri ancak yatakta yola getirirsin, yanına yanaştırmazsan mum gibi olurlar.''

Çocukluğumdan belleğimde bu kadarı kalmış. Cümlenin ne önünü hatırlayabiliyorum, ne de ardını. Şu kadarını biliyorum, bu cümleyi duyduğumda artık annemle birlikte kadınlar hamamına gidemeyecek yaştaydım. Küçük değildim ama cinsellik dünyasının örtü altında tutulan sırlarına vakıf olacak kadar da büyümemiştim henüz.

O cümleden çok etkilendim. ``Demek ki, kadınlarda erkeklerin sadece yatakta alabileceği ve çok hoşlandıkları güzel bir şeyler var. Kadınlar, onu vermeyerek lafını dinlemeyen erkekleri cezalandırabiliyor'' dedim kendi kendime. Nedenini, nasılını bilemedim. Anlayamadığım cümleyi, belleğimin kuytusuna sakladım.

Sonra da orada unuttum. Ta ki, Manavgat'ın Sırt köyündeki kadınların köye su getiremeyen erkeklere ``seks cezası'' verdiği haberlerini okuyana kadar. Sırt köylü kadınlar, Makbule hanım teyzenin o cümlesini anımsattı. Artık şifresini çözme zamanı gelmişti.

Aynı mantıkla yeniden karşı karşıyaydım. Sırt köylü kadınlar için de sevişmek, erkeklere karşı kullanabilecekleri bir silahtı! Tıpkı Makbule hanım teyzenin dediği gibi.

Erkek güçlüdür, kuvvetlidir, evin reisidir. Ama kadının da mucize bir silahı vardır, seks. Laf anlamayan erkeği önünde diz çöktürmenin yolu ona ``vermemek''ten geçer!

``Onlar erkekliklerini gösterip köye su getirene kadar yatağımıza giremezler'' demiş köylü kadınlar. Erkeklerin cezasını böyle ilan etmişler.

Cezanın etkili olduğu da ortada. Erkekler hemen ayaklanmış, kaymakama gitmiş, yalvarmışlar.

- Paraları siz verin biz işçiliği yapalım. Kaymakam bey halimizden anla ne olur?

Erkeklerin halinden, erkek vali anlamış gerçekten. Antalya Valisi, köyün içme suyu şebekesini 2002 yatırım programına koymuş, cezanın ``affı'' için kadınlara dil dökmüş:

- Köye su gelecek. Bakın ben size söz veriyorum, siz de yatağınızı açın erkeklere.

Vali açık açık diyemese de sözlerinin anlamı açık. ``Hadi artık ceza vermeyi bırakın. Bacağınızı açın, ödüllerini alsınlar.''

Yasak kalkacak, eskinin köy romanlarında tanımlanan muntazam sevişmeler, Sırt köyünde tekrarlanacaktır! ``Lamba söner. Yorganın altında eller hareketlenir, kadın bacaklarını açar. Erkek üstüne çıkar, birkaç dakika sonra yan tarafa yığılır.''

Makbule hanım teyzenin de sözünü ettiği işte buydu. Kadınların bacaklarının arasında saklı duran bir ``büyük ödül'' vardır, erkekler hep onu almak için çırpınır durur!

Bir arkadaşım anlatmıştı. Bir grup mühendis, Avusturya'ya gitmiş, Viyana'da dolaşırken, fahişelerin olduğu bir caddeye gelmişler. Kadınlar, önlerinden geçenlerin gözlerinin içine davetkar bakışlar fırlatıyormuş:

- Mister seks.. Mister seks...

Grubun kendilerine aldırmadan geçip gittiğini gören fahişelerden biri, gruptakilerden birinin yolunu kesmiş. Kıpkırmızı olan adam şaşkınlıkla Türkçe konuşmuş. ``Hayır.''

Kadın irkilmiş. Meğer o da Türkmüş, ``Ama siz Türksünüz!'' Adam iyice büzülmüş kadının karşısında. ``Ne işiniz var burada?'' faslından sonra kadın, yine başa dönmüş, mesleğini icraya kararlıymış. Adam, ``Yapamam'' demiş, gerekçesine güveniyormuş:

- Ben Müslümanım, haram.

Kadın, gülmüş. ``İyi işte sen Müslüman, ben Müslüman. Sana vereyim, yabancıya gitmesin.''

Bence Sırt köylü kadınların mantığında da en az Viyana'daki bu fahişe kadının sözlerindeki kadar vahim bir sorun var. Sevişmeyerek erkeği cezalandıran kadın, aynı zamanda kendi kendisini de cezalandırmış olmaz mı?

Sırt köylü kadınlar, eğer erkekleri cezalandırırken kendilerinin de güzel bir şeyden mahrum kaldıklarını düşünselerdi böyle bir eyleme kalkışamazlardı. Maalesef sevişmemeyi sadece erkekler için bir ceza olarak görüyorlar...

Bırakın erkekleri, aslında o kadınlar açısından üzücü bir durum. Yataktaki bu ilişki biçiminin o kadınlara ev içinde iktidarı ele geçirmelerini sağlar gibi görünse de durum gerçekte tam tersidir. İlişkinin böyle koşullandırılması, kadını farkında olmadan geleneksel erkek egemen toplum anlayışının uzantısı haline getirir.

Kadının yataktaki rolü, salt erkeğin zevk aracı haline indirgenmiş olur. İndirgenmiş rolünü gönüllü olarak oynayan kadınların yaşam damarları tıkanır, kurur.

Halbuki kadınlar, yatakta eşit zevk istese, eşit rol üstlense, sevişmeler, köy edebiyatındaki yorgan altı hikayeler olmaktan çıkıp, çağdaş edebiyatın parlak sayfalarında yer alan çırılçıplak birleşmeler haline gelebilir.

Şehvet geri dönünce, yatak, döşek olmaktan çıkıp, gerçek ahengini bulur. İşte o zaman yatak, Enis Batur'un tanımladığı ``erotik ülke'' haline gelir. 

``Yatak erotik bir ülkedir. Yatakta başlar her şey. Yatakta biter. Öteki'ne en çok yatakta yaklaşırız. Kendimizden en fazla yatakta uzaklaşırız.''

Başka bir deyişle, kendimizi ``bulma''nın yolu da ``Öteki''ne yaklaşmaktan geçer. ``Öteki''ne yaklaştıkça da kendimi benliğimizi ``çıplak''yakalama şansımız artar.

Tensel temas, varolduğunu hissetmenin kestirme sokağıdır. Hele bu sokaktan geçerken her iki taraf da tatminkar coşkular içindeyse mutluluk yatağın dışına taşar. Yaşamın bizatihi kendisi daha da güzelleşir, renklenir.

Hatta daha da ileri gidelim, yatakta rolleri ve de zevkleri eşit paylaşan kadın, yaşamı da eşit paylaşabilir. Kimi işleri erkek işi, kimi işleri de kadın işi olarak algılamaktan kurtulabilir.

Örnek olayımıza dönersek, Sırt köyü kadınları çıkıp da ``Erkekliğinizi gösterin suyu getirin'' demezler öyle bir noktada. Erkeklerle elele verip, kaymakamın karşısına birlikte çıkarlar.

Sorunun başka bir yüzü de kadının yataktaki ``veren ama almayan'' rolünden erkeklerin memnun olup olmadıkları! Son yıllarda Sovyet artığı ülkelerden akın eden fahişelerin erkekleri bu denli etkilenmelerinin nedenlerinden biri de tatmini aramak yerine bacaklarını açıp uzanan kadınlardan bıkmaları olamaz mı?

Yataklarını ``erotik bir ülke'' haline getirebilselerdi belki de böyle bir sorunla hiç karşılaşmazlardı...

6-12 Eylül 2001/Tempo


 
FRENLERİMİZİ BOŞALTIP DÜŞLERİMİZİ ORTALIĞA SALSAK
GONCASI RAFYALI GÜLLER
BÜTÜN HÜCRELERİNDE YAŞIYORDU ACIYI
HERKESİN NOSTALJİSİ KENDİNE GÜZEL
ÇIPLAK BEDENLERİ ŞİİRLE SARMAK
ORADA BİR PARK VARDI
BAK HELE NELER GELDİ ZELİŞ'İN BAŞINA
DOĞURGANLIĞA MI TAPALIM, AFRODİT'E Mİ?
ALÇAKÇA İŞLENMEYEN CİNAYET VAR MIDIR HAYATTA?
EŞİMİ ÖPERİM ÖPMEM SANA NE BE KADIN!
GÜVENLİ LİMANLARA SIĞINMAYI YEĞLEYENLER
SIRADAN ÖYKÜLER DE AĞLATIR
BIRAK YANINDAKİ ADAM LAF ETSİN
BAKKAL DEFTERLERİ NE GÜZELDİ
TEK DOLARLIK KALPAZAN OPERASYONU
SORGU LABORATUVARINDAKİ DANSÖZ
NE VOLKANLAR TAŞIRIM İÇİMDE BİLİR MİSİN?
ÇOK ŞÜKÜR BENİM OĞLUM KATİL DEĞİL
DERİNDİ BALIKÇININ GÖZLERİ
ŞAİRİN KOKU ALAMADIĞI VAZİYETTEYİZ
YAHU BİR GÜZEL ÜTÜLÜYOR Kİ DONLARIMI SORMA
KADERİMİN PATRONU, RUHUMUN KAPTANIYIM
TENCERE ELİNDE KELEPÇELEDİLER GENÇ KIZI
DAHA NE KÖTÜLÜKLER GÖRECEK SABRİYE NİNE?
İLKELER NAZİKTİR HER DAİM SULANMAK İSTER
AH O KOCA MEMELİ KADIN!
DNA TESTİ YAPIN HAKİM BEY!
İKİ DUDAK ARASINA SIKIŞMIŞ KİMLİKLER
ÇIĞLIK ÇIĞLIĞAYDI KUŞLAR
SANA KİRPİKLERİMİ BİRİKTİRDİM ALIR MISIN?
CUMHURBAŞKANLIĞI FORSUNDA 16 YILDIZIN İŞİ NE?
AMAN POPOSUNU PARMAKLAMAYIN!
AL YÜZÜĞÜM SENDE KALSIN
UÇAN LİDERLER KAÇAN KONGRELER
YES DE EMİNE HANIM
MÜDÜR BEYE NEDEN GÜNAYDIN DEMEDİN?
AŞKIN BİTTİĞİ YERDE BAŞLADI HASTALIK
AYI KONSERVE YERSE
DÖNECEKSEN DÖN ARTIK VE GÖR OLACAKLARI
SEVİŞMEK ERKEĞE ÖDÜLSE KADINA CEZA MI?
EN BÜYÜK BAYRAM BİZİM BAYRAM
MEĞER SİLAHLAR NE KADAR GEREKSİZ ZERZEVATMIŞ
MEDET EY TSE, GETİR ŞU İŞE BİR STANDART
SAFLARI SIKLAŞTIRALIM YENİ KAHRAMANLAR GELİYOR ESKİ YOLDAN
ÇARŞAFA BÜRÜNMÜŞ PARİSLİ KADININ KIVRAK YÜRÜYÜŞÜ
GÜNEŞİN ÜZERİNDE OYNAŞMADIĞI BİNADA OTURAN SİYASETÇİ
TÜRK ASKERİNİN KORE YOLCULUĞUNUN ÖYKÜSÜ
KÖKLERİNİ BU TOPRAKLARA SALANLAR DA KAÇIYORSA
YİNE KANI KANLA YIKAMASANIZ
ECEVİT, CALLAGHAN'IN 27 YIL ÖNCEKİ SÖZLERİNİ DE HATIRLASA
ASKERLER SORGULANAMAZ DARBECİLER ASLA
DOKUNULAMAYAN KAPILARA SIKIŞMIŞ İNSANLIKLAR
CAMDAN ÖRÜLMÜŞ SINIRLAR KAFAYI VURUNCA ANLAŞILIR ANCAK
DİLERİM AİLE ALBÜMÜM SAHAFLARA DÜŞMEZ
OLAĞANLAŞAN OLAĞANÜSTÜLÜKLERE KARŞI AĞLAMA SEANSLARI
BİR ERKEĞİN HEDİYELERLE EVRİMİ
İSLAMİYETİN CAMİLERE ÇEKİLME VAKTİ GELDİ ÇATTI
NE AŞKLAR BİLİRİM GÖRKEMLİ İTİRAFLARA KURBAN GİTMİŞ
SANTİMETREKARECİ MEMDUH'UN UYANIK İŞLERİ
ÇIPLAKLIK SEVENLER GERÇEKLERİ DE GİYDİRMESELER YA
HİSSEDİLEN SICAKLIK VARSA HİSSEDİLEN ENFLASYON NİYE OLMASIN?
HANİ ALEVİLER LAİKLİKTEN YANAYDI?
BİR KURU GÜL KALMIŞTI ELİNDE
ŞİVE DİYENLER YARGILANSIN
ESSAH MI YANİ?
HERKES ŞEHİT HERKES KAHRAMAN
ÇETECİLER BAYRAĞI AŞAĞILADILAR
FOTOĞRAF TERÖRDEN GÜÇLÜ OLMASA...
ÖNGÖRÜLERİN BEREKETLİ TARLASI KURUDU
PKK İLE SAVAŞ KAZANILDI MI Kİ?
BAHAR YAĞMURLARINDA YIKANMADAN...
CEP TELEFONU HIRSIZI ÇOCUKLAR KOĞUŞUNDA
TANRI AŞKINA! BU SİZİN DE ÜLKENİZ!
ERDOĞAN'A ÇOK KONUŞMA CEZASI VERİLMELİ
KANADALILAŞAN TÜRKÜN VİCDAN AZABINA ÖVGÜ
KENDİNİ ÇOĞALTARAK YAŞAMAK YA DA CENAZELER
OSMANLI SEVDASINDA DANSÖZÜN YERİ
EKRANDA SEVİŞEN TÜRK KIZINI TÜRKLER DESTEKLERSE!
KÖTÜLÜKLERİ GÖRMEZDEN GELEREK YOKETME
TANRI BU ÜLKEYİ TESADÜFLERDEN KORUMASIN
KENDİ KENTİNDE KAYBOLMAK
SANIRSINIZ TARİH BİR OYUNCAK
İNSANA YATIRIM YAPMANIN ALBENİSİ
ÇINARLAR AYAKTA ÖLÜR GAZETELER DE
DEREYATAĞINA EV YAPARSANIZ YIKILIR
HEYECAN DA RUTİNLEŞİR
SEN HASTALIKLI KORUK GİBİSİN
DENİZDEKİ HAYALİ KIRMIZI ÇİZGİ
KAVUN KARPUZ MİSALİ SİYASET
ÖZKÖK: ÜNİFORMANIN ALTINDAKİ KİŞİLİK
NECDET TEKİN: PIRASA PROFESÖRÜ OLUR MU?
HÜSAMETTİN ÖZKAN: İKİLİ TEMASLAR UZMANI
AHMET VEFİK ALP: UÇUK PROJELER BAŞDANIŞMANI
DIŞ GÖREVDEN DÖNEN VEKİL
KOYUNLAR OTORİTEYE ÇAKTIRMADAN KARŞI ÇIKAR
TAHTERAVALLİDEN İNMENİN ZAMANI GELDİ
NABZA GÖRE ŞARKILAR
AKIP GİTMEKTEDİR SESSİZ HAYATLAR
GURKALAR EMRİNİZDE SAM AMCA
TARİHTEN İBRET ALMASI GEREKENLER
1 - 2
> >>>


© Tüm Hakları Saklıdır. 2014   |   fbildirici@hurriyet.com.tr