BOŞ SÜTUNLAR

Her pazartesi günü benim için yeni bir üzüntü kaynağı. Yazılarım, Hürriyet’in Okur Temsilcisi köşesinde yayınlanıyor ama Cumhuriyet’in Okur Temsilcisi Güray Öz’ün köşesi haftalardır bomboş çıkıyor. Öz, 92 gündür diğer Cumhuriyet yazar ve yöneticileriyle birlikte hapiste.

Milliyet’in Okur Temsilcisi Belma Akçura’nın da yazıları yayımlanmıyor gazetesinde. “Ombudsman” köşesi, son olarak 21 Kasım’da çıkmıştı.

Zaten Türkiye’de dört gazetede Okur Temsilcisi vardı; onlardan ikisi yerlerinde yok. Aynı kulvarda kalem oynattığım meslektaşlarımın gazetecilik yapamaz hale getirilmeleri medyanın içinde bulunduğu durumu hatırlatması bakımından can yakıcı bir örnek.

Bu kadar da değil, büroya her girdiğimde bir hatırlatma tablosu ile daha karşılaşıyorum. Odamın bitişiğindeki oda iki aydır kapalı, karanlık. O odanın sahibi, Doğan Holding Ankara Temsilcisi Barbaros Muratoğlu da 1 Aralık 2016’dan bu yana özgürlüğünden yoksun. O da Silivri’de…

Üstelik hapisteki gazetecilerin sayısı her geçen gün de artıyor. Çağdaş Gazeteciler Derneği’ne göre, hapisteki gazetecilerin sayısı 147’ye ulaştı. Erol Önderoğlu’nun hazırladığı BİA Medya Gözlem Raporu’na göre yargılanan gazetecilerin sayısı da 229. Ekim-Aralık 2016 döneminde 12 kez yayın yasağı kararı verildi. 24 medya kuruluşu kapatıldı. İşsiz kalan gazetecilerin sayısı ise artık binlerle ifade ediliyor. Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü’nün Basın Özgürlüğü Endeksi’nde ülkemiz, 180 ülke arasında 151. sırada.

Medyanın içinde bulunduğu bu tabloya yönelik eleştirilerden biri, ONO’dan (Uluslararası Haber Ombudsmanları ve Standart Editörleri Birliği) geldi. Benim de üyesi olduğum ONO, dünyanın çeşitli ülkelerinden ombudsman ve standart editörlerini bir araya getiren saygın bir meslek kuruluşu.

ONO Başkanı Esther Enkin, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a, Ottawa Büyükelçiliği aracılığıyla bir mektup gönderdi. Enkin mektubunda “Güray Öz ile tarafsız ve bağımsız olarak işlerini yaparken gözaltına alınan” tüm gazetecilerin derhal serbest bırakılması çağrısında bulundu:

“ONO, Türkiye hükümetini Cumhuriyet gazetesi Ombudsmanı Güray Öz’ü serbest bırakmaya davet eder. Ayrıca, bizler, Türkiye hükümetine, görevlerini tarafsız ve bağımsız bir şekilde ifa ettikleri için tutuklanan tüm gazetecilerin acilen serbest bırakılması çağrısında bulunuyoruz.

ONO, Kuzey ve Güney Amerika, Avrupa, Asya ve Avusturalya kıtalarında üyeleri bulunan uluslararası bir organizasyondur. Üyeleri, dünyadaki en etkili medya şirketleriyle ilişkilidir. Açık ve adil bir şekilde haber yapmak, bazen de hükümetleri eleştirmek ombudsman ve gazetecilerin demokratik görevidir. Türkiye hükümetini hukukun üstünlüğüne ve basın özgürlüğüne saygı göstermeye çağırıyoruz.”

Umarım 2017 cezaevlerindeki gazeteci arkadaşlarımızın özgürlüklerine kavuştuğu, medya üzerindeki kara bulutların dağıldığı bir yıl olur…

 

Okurdan kısa kısa

Halit Çokan: Gazetede ve internette yayınlanan “Kilis iddianamesinden: Gülen takke vermiş” başlıklı haberde kullandığınız Hasan Ayaz fotoğrafı yanlış. İsim benzerliği olabilir ama kullandığınız fotoğraf, Kilis ve olayla ilgisi olmayan İzmit Belediye Meclisi üyesi Hasan Ayaz’a ait. (17 Ocak)

Fatih Batı: “Antibiyotik direncinde hayvan eti tespiti” haberinde “Türkiye’de kino nom ve penisiline karşı direnç var” yazıyor. “Kino nom” derken sanırım “kinolon” demek istendi. Sağlık haberciliğinin önemini hatırlatarak düzeltilmesi… (25 Ocak)

İlhan Çöremen: “Elektrik kesintilerine otopsi” başlıklı haberde enerji nakil hatları ile ilgili “kilowatt” tanımlaması yapılmış. Yüksek gerilim birimi “kilovolt” tur. (24 Ocak)

Nezih Akkutay: Avrupa baskısının spor sayfasında “Haftanın hakemleri” bölümü Fenerbahçe-Eskişehirspor maçıyla başlıyor. M.Sivas- Galatasaray, Mersin İ.Y- Beşiktaş maçlarıyla devam ediyor. Üç İstanbul takımının bu rakipleri geçen sezon küme düştü! Aklıma tek gelen ihtimal, geçen sezonki 18. hafta maçlarının bu sezona aitmiş gibi yayınlanmış olması. (20 Ocak)

Bülent Özel: Spor sayfasında Fenerbahçe- Panathinaikos basketbol maçı haberinde “Udoh maçtan önce sakatlandı” spotu altındaki haberde “Bogdanoviç’in maçta 7 sayı, 3 ribaund ve 5 sayı ile oynadığı” yazıyor. “5 sayı” dediğiniz “5 asist” sayısı olabilir mi? (20 Ocak)

Osman F.Güven: Kelebek 2 ekinizde ev yapımı konserve, taze sebze meyve saklama ve kurutma işlemi gibi faydalı bilgiler mevcut. Ancak bu kışın ortasında değil de yaz aylarında yayınlansa daha faydalı olur. (13 Ocak)

Müge Kadıkıran: Eskiden suça karışanların, faillerin gözleri en azından siyah şeritle kapatılırdı. Amcaoğluyla çekilmiş hatıra fotoğrafı gibi olması engellenir, buzlandırılırdı. Şimdi web sayfanızda insanların yüzleri lak diye ortada.

Haluk Kartal: “Solotürk’ten yavaş rekoru” başlıklı haberde yer alan “iniş kalkış sürati azami 300 km/saat olan” ifadesi hatalı. Doğrusu “en az (veya minumum) 300 km/saat”. (26 Ocak)

Gürbüz Onur: Spor sayfasının hemen tümü 3 büyük takımın haberleri ile dolu. Örneğin bugünkü spor sayfasında bir sayfa Şenol Güneş ve Quaresma’nın resmiyle kaplı. Resmi biraz küçültüp 2 ve 3. lig puan durumlarını vermek bu kadar zor mu? Futbol haberleri sadece 4 büyükleri mi kapsıyor?(24 Ocak)

Tarık Tümlü: Ekonomide “Dayanılmaz cazibe” haberinize “yüksek büyüme performansını sürdüren Türkiye” diye girmişsiniz. Duymadınız galiba, “TÜİK, Türkiye’nin yılın üçüncü çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 1.8 küçüldüğünü” açıkladı. Performans yavaşladı.(25 Ocak)

Nuri Bulgulu: Arkadaşlarla 15 Nisan- 30 Haziran arasındaki Hürriyet’te siyasi haber dağılımını inceledik. 10 haberden 8’i hükümet veya iktidar partisine, 2’si muhalefete ayrılmıştı. 14 Kasım tarihli “Siyasi haberlerde eşitlik” yazınızı okuyunca 15 Kasım–31 Aralık tarihlerini inceledim. Bu oran 9’a 1 olmuş. Hatta bazı günler muhalefete hiç yer verilmemiş.

Elif Eylül: Bugün 24 Ocak, Uğur Mumcu ve Gaffar Okkan’ın ölüm yıldönümü. Anmayla ilgili bir haber görebilir miyim diye girdim haber sitenize. Bırak haber yapmayı adlarını bile anmamışsınız. (24 Ocak)

İlhami Akkum: “Yolcu otobüsü TIR’a arkadan çarptı: 10 yaralı”. İnternetteki bu haberde kazaya karışan otobüs firmasının adı yok. (26 Ocak)

Musa Alioğlu: “Bu şirketler uçuyor” haberinde en hızlı büyüyen 100 şirketten bahsediliyor. Ama yüzde 4473 büyüyen ve birinci olan Ares Tersanecilik”in adı sadece bir yerde geçiyor. Bu mudur, eksiksiz ve doğru haber? Hakkını teslim ediniz lütfen. (27 Ocak)

Şenay Osman: Caner haberi görmekten bıktım usandım. Her gün servis ediyorsunuz bize. Yeter artık yayınlamayın. Futbol izleyenler maç programlarında görüyor, izliyorlar.

Asım Dal: İnternetteki şu manşetinize bir bakın; “Yer İstanbul… İşte son durum… Patlamalar oluyor.” Hadımköy’deki bir fabrikadaki yangın haberi böyle mi verilir? Bombalı saldırıların yaşandığı bir ülkede böyle başlık atmanıza sadece insaf diyebiliyorum. (25 Ocak)

 

Empty columns and Turkish media

(Hürriyet Daily News)

 

Every Monday is a new source of sorrow for me. My pieces are printed on daily Hürriyet’s ombudsman’s column section, but daily Cumhuriyet ombudsman Güray Öz’s column has been empty for weeks. Öz has been in prison for the past 92 days along with the other writers and administrators of Cumhuriyet.

Daily Milliyet’s ombudsperson Belma Akçura’s pieces are not being printed on her paper either. The last “Ombudsman Corner” was printed on Nov. 21, 2016.

It was only four newspapers in Turkey that featured ombudsman corners, and now two of them are not functioning. My colleagues, with whom I worked as part of the same generation, have been forced into “not doing their jobs as journalists,” which is a hurtful epitome that depicts the current situation of the media.

It doesn’t stop there. Every time I enter my office, there is another situation that reminds me of our state.

The office next to mine has been closed for the past two months. The office was once Doğan Holding Ankara Representative Barbaros Muratoğlu’s, who has been deprived of his freedom since Dec. 1, 2016. He is also among those in Istanbul’s Silivri Prison.

Moreover, the number of journalists in jail is increasing every passing day. According to the Contemporary Journalists Association, the number of journalists in prison has reached 147. According to BİA Media Observation Report, prepared by Erol Önderoğlu, the number of journalists undergoing trails is 229. During October and December 2016, there have been 12 gag orders, and 24 media outlets have been shut down.

The number of unemployed journalists is now enunciated in thousands. According to Reporters Without Borders’ Press Freedom Index, our country is ranked 151st among 180 countries.

The situation of our media was also criticized by ONO, Organization of News Ombudsmen and Standards Editors.

ONO, which I am also a member of, is a respectable professional organization that links ombudsmen and standards editors from all across the world.

Esther Enkin, the president of ONO, sent a letter to President Recep Tayyip Erdoğan through our embassy in Ottawa. Enkin, in her letter, called for the immediate release of Güray Öz and all journalists who have been detained while doing their jobs in an impartial and independent manner.

The letter read, “Dear President Erdoğan, The Organization of News Ombudsmen and Standards Editors strongly urges the Turkish government to release Güray Öz, the ombudsman of Cumhuriyet newspaper. We also call on the Turkish government to immediately release all journalists who have been detained when doing their jobs in an impartial and independent manner.”

“ONO is an international organization with members across the globe – North and South America, Europe, Asia and Australia. Its members are associated with some of the most influential media companies in the world. Our organization stands for a free and accountable news media. Ombudsmen and journalists have a democratic duty to report openly and fairly and sometimes critically of governments. We call on the Turkish government to respect the rule of the law and the freedom of the press,” the letter said.

I hope 2017 will be a year our journalist friends in jail will be freed and the dark clouds over the media will be dispersed…

January/31/2017

 

 

Son eklenenler

En çok okunan