Ana SayfaVideolarOturduğu koltuk ona hakaret etme yetkisi vermiyor / Yeniçağ TV

Oturduğu koltuk ona hakaret etme yetkisi vermiyor / Yeniçağ TV

Yeniçağ TV’nin sorularını yanıtlayan Medya Ombudsmanı Faruk Bildirici, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun gazetecileri hedef gösteren açıklamalarını eleştirdi. Gazeteci-Yazar ve RTÜK eski üyesi Faruk Bildirici, “Bir bakanın kendisine hakaret serbestliği varmışçasına hakaretler savurması hiç doğru değil. Bir kişinin gazeteci ya da bakan olması fark etmez kimsenin hakaret etme hakkı yoktur. Üzücü olan taraf Bakan Soylu’nun sadece hakaret etmekle kalmayıp daha sonra bunu savunması ve söylediklerine inanmasıdır. Bu yapılanlarla sadece gazeteciliği yargılamıyorlar, gazetecilik yapan arkadaşlarımız üzerinde de baskı kuruyorlar, gözdağı veriyorlar” dedi. Faruk Bildirici, “Son olarak bu durumu Saygı Öztürk’ün yazısında yaşadık. Saygı Öztürk’ün yazısında dikkat çektiği nokta hızlı ve hukuksuz bir yükselmenin olduğuydu fakat konu namusa çekilerek özünden saptırıldı. Saygı Öztürk’ün yazısı doğru olmasa bile yapılması gereken en fazla eleştirmek olabilir. Bir bakanın kendisine hakaret serbestliği varmışçasına, hakaretler savurması doğru değil. Bir kişinin gazeteci ya da bakan olması fark etmez kimsenin hakaret etme hakkı yoktur. Üzücü olan taraf Bakan Soylu’nun sadece hakaret etmekle kalmayıp daha sonra bunu savunması ve söylediklerine inanmasıdır” ifadelerini kullandı. Soylu’nun Saygı Öztürk’ten önce de Müyesser Yıldız’a hakaretler ettiğini hatırlatan Bildirici, “PKK seviciliği Müyesser Yıldız’ın üstüne hiç yapışmaz. Soylu’nun ‘devlet gömleği giymiş insanlarla iş tutmak’ sözünden ne anlamamız gerektiği de bir hafta sonra Müyesser Yıldız’ın hakkında soruşturma başlamasıyla açığa çıktı. Bir astsubayla görüştüğü için suçlandı. 18 Mayıs’ta Müyesser Yıldızı suçladı, Müyesser Yıldız yanıt verdi ve bir liralık dava açtı hemen ardından da soruşturma açıldı, tutuklandı ve hapse atıldı. Birçok gazetecide olduğu gibi suçlama konusu yaptığı haber” diye konuştu. FETÖ’cü yargıçların gazetecilere açtıkları davalara bakıldığında da benzer süreçlerin yaşandığını söyleyen Bildirici, “Ahmet Şık bir kitap yazmıştı, kitap henüz yayınlanmadan onu hapse atmışlardı. Burada yargılanan kişilerden ziyade gazeteciliktir. Sadece gazeteciliği yargılamıyorlar, gazetecilik yapan arkadaşlarımız üzerinde de baskı kuruyorlar, gözdağı veriyorlar. Medyanın büyük bir bölümünün kontrol altına alınması yetmezmiş gibi hâlâ korkutmaya ve gözdağı vermeye çalışıyorlar” dedi. RTÜK başkanının, Sevda Noyan’ın şiddet yanlısı konuşmalarına ceza verilmeyeceğini söylemesine rağmen toplum baskısına dayanamadığını belirten Bildirici, “RTÜK başkanı muhtemelen saraydan bir uyarı aldı ve sözlerinden geri adım atmak durumunda kaldı. RTÜK gibi bir kurumun başındaki insan, bir gün önce ceza verilmeyeceğini açıklayıp bir gün sonra neden değerlendirip ceza veririz desin? Bağımsız ve eleştirel yayın yapan kanallara bir yıl içerisinde 36’dan fazla ceza verilirken, iktidar yanlısı kanallara bir iki uyarı ile yetiniliyor. RTÜK’ün görevi denetleme ve düzenleme ancak burada görüyoruz ki amaç belli başlı kanalları cezalandırmak ve sindirmeye çalışmak” ifadelerini kullandı. İnternet çağında baskı kurmanın mümkün olmadığını söyleyen Bildirici, “Bilgiyi ve gerçeği suya benzetirim. Bir yerde su birikmişse onu engelleyemezsiniz su mutlaka yolunu bulur. İktidar tüm basın kuruluşlarını baskı altına almasına rağmen gerçeği içeren bilgi insanlara bir yerlerden ulaşıyor” şeklinde konuştu.

Yeniçağ TV
25 Haziran 2020

Son eklenenler

En çok okunan