Türkiye basın ve ifade özgürlüğü mezarlığına dönüştürüldü. Siyasi iktidarın eleştirel basına salladığı sopa her geçen gün şiddetleniyor.
100 gündür tutuklu olan gazeteci Merdan Yanardağ, 5’inci kez cezaevine giren Gazeteci Barış Pehlivan, çektiği fotoğraf gerekse gösterilerek tutuklanan Gazeteci Abdurrahman Gök’ün yanı sıra onlarca gazeteci cezaevinde.
Öte yandan, gözaltına alınan, hakkında açılan soruşturmalarla mahkeme koridorlarını arşınlamak zorunda bırakılan gazetecilerin sayısı da her geçen gün artıyor.
İktidarın eleştirel ve sorgulayan gazetecilere yönelik tahammülsüzlüğü son olarak Halk TV’de Medya Mahallesi programını sunan Ayşenur Arslan üzerinde kendini gösterdi.
Ayşenur Arslan, Ankara’da meydana gelen bombalı saldırı hakkında soru sorduğu ve değerlendirmelerde bulunduğu gerekçesiyle hedefe konuldu.
Radyo Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) hem Halk TV’ye hem de programa soruşturma başlatıldığını duyurmuş ardından Halk TV’nin sahibi Cafer Mahiroğlu, “Canlı yayında edilen talihsiz sözler nedeniyle Medya Mahallesi programını sonlandırma kararı aldık” dedi.
Mahiroğlu’nun açıklamasından saatler sonra ise Gazeteci Ayşenur Arslan evine gelen terörle mücadele şube ekiplerince gözaltına alındı. Çağlayan Adliyesi’ne götürülen Arslan, ifadesinin ardından serbest bırakıldı.
Gazeteci Arslan, Adliye çıkışı yaptığı açıklamada tutsak gazetecilere ve Gezi tutsaklarına da dikkat çekerek adalet vurgusu yaptı.
-Gazeteciler üzerindeki baskılarla ne amaçlanıyor?
-RTÜK nasıl iktidarın sopasına dönüştürüldü?
-Türkiye’de basın ve ifade özgürlüğü ne durumda?
-Medyada sahiplik eleştirel basını nasıl etkiliyor?
-Gazeteciler baskılara karşı nasıl tutum almalı?
Medya Ombudsmanı Faruk Bildirici anlattı.
1 Ocak 2024
