Tele2 Haber’in haftalık Medyamorfoz programında haftanın olayları medya penceresinden değerlendirildi.
Programdan bazı başlıklar;
-Abdullah Öcalan ve İmralı adası ile ilgili yazılı basın, TV haberleri ve internet sitelerinde İmralı adası diye Yassıada’nın fotoğrafının kullanılması,
-Komisyon üyesi Hüseyin Yayman’ın İmralı’ya gittiği halde kendisiyle konuşan gazetecilere “gitmedim” demesi,
-Gazze’ye insan avına gidenlerin haberini “Katliam Safarisi” başlığıyla manşete taşıyan Türkiye gazetesinin, Bosna savaşı sırasında yine Türkiye gazetesi muhabiri Yusuf Sancak’ın “Ben de bir Sırp vurdum” haberini manşetten vermiş olması karşılaştırıldı ve eleştirildi.
-Saray danışmanlarının açıklamalarının muhalif medyada iktidar medyasından daha fazla yer bulması,
-İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek’in Yeni Şafak’a röportaj vererek İBB iddianamesini anlatması,
-TV haberlerinde suçluluğu kanıtlanmamış insanların polis kamerası görüntüleriyle teşhir edilerek lekelenmeme haklarının ihlal edilmesi, muhalif medyanın da eleştirdiği bu görüntülere haberlerinde yer vermesinin çelişkisi,
-Böcek ailesinin zehirlenerek yaşamlarını kaybetmeleriyle ilgili haberlerin yanlışları. Medyanın hemen kokoreççi, kumpirci, midyeciyi suçlu ilan ederek tutuklanmalarına neden olmaları, Adli Tıp Raporu ortaya çıkıp ölüm nedenlerinin böcek ilacı olduğu ortaya çıkmasına karşın tutuklanan insanların suçsuzluğunun ortaya çıkması, medyanın hâlâ özür dilememesi. Otelin mühürlendiği haberlerinde bile adının gizlenmiş olması. Medyanın özür dileyerek suçsuz oldukları halde 10 gündür tutuklu olan insanların özgürlüğüne kavuşmaları için hiçbir şey yapmaması.
-İliç’de ölümlere neden olan madeninin açılmasını destekleyen haberlerin, hemen hemen aynı metinlerle basılı ve internet medyasında yer bulması, aslında haber değil muhtemelen para karşılığı reklam olarak yayımlanması,
-Sözcü gazetesinin mafya lideri Sedat Peker’le “Suça sürüklenen çocuklar” hakkında yaptığı röportajda, Sedat Peker’in kim olduğunun yazılmaması.
***
26 Kasım 2025
Tele2 Haber
Medyamorfoz
Zeynel Lüle ve Faruk Bildirici
